Kelâmbaz

Kazakistan’da Latin Alfabesi Dönemi

İslamiyyeti kabullerinden itibaren İslam elifbasını kullanan Orta Asya Türkleri 1928’de ilk defa Rus baskısıyla Latin alfabesine geçirildiler, ama bu fazla sürmedi, 12 yıl sonra 1940 senesinde Latin alfabesinden Kiril alfabesine geçirildiler. Yeni alfabe alınırken, aynı Türk lehçelerine uygulanan alfabelerin bazı noktalarında birbirinden farklı olmasına dikkat edilmişti. Bu mesele üzerinde devam eden yabancı araştırıcıların tedkikleri, Rusların bu işi, siyasi hedeflerine uygun bir şekilde tanzim ettiklerini ortaya koymuştu. Güdülen maksat âşikârdı: Türk lehçelerini alfabe bakımından da ayırmak, yeni yetişecek nesillerin İslam harfleriyle yazılan gayet zengin kültür hazinelerinden kopmalarını sağlamaktı. 1991 senesinde Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsızlıklarına kavuşan Türk Devletlerinin hemen hepsinde alfabe meselesi gündeme geldi. Kullandıkları Kiril alfabesini bırakıp dünya çapında kullanılan Latin alfabesine mi geçeceklerdi yoksa az sayıda belli ülkelerde kullanılan Kiril alfabesine devam mı edeceklerdi? Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’da süratli bir biçimde Latin alfabesine geçildi, Kırgızistan ve Kazakistan’da ise mesele hep gündemde olmasına karşın pek bir mesafe alınabilmiş değildi.

 

(Yukardaki resimde koyu yeşil renkler Kril alfabesinin kullanıldığı ülkeleri, açık yeşiller ise Kril Alfabesinden Latin alfabesine geçen ülkeri gösteriyor[Azerbaycan haritada gösterilmemiş])

Nihayet geçtiğimiz ay(nisan 2017) Kazakistan Cumhurbaşkanının resmi internet sayfasında yayınlanan yazıda( http://www.akorda.kz/kz/events/akorda_news/press_conferences/memleket-basshysynyn-bolashakka-bagdar-ruhani-zhangyru-atty-makalasy ) Nazarbayev, Kazakistan hükümetine 2017 yılının sonuna kadar Kazak Kiril alfabesinin Latin alfabesine geçiş programını hazırlama talimatı veriyor. Şaşırtan bir gelişme değil aslında. 2017 yılının sonuna kadar bilim insanları ve toplum temsilcileri ile yapılan görüşmelerden sonra Latin alfabesi esasında yeni Kazak alfabesinde tek standardın hazırlanması gerektiğini ifade eden Nazarbayev, 2018’den başlayarak ortaokul için Latin alfabesinde kitapların yayınlanması ve yeni alfabede eğitim için uzmanların hazırlanması gerektiğini kaydetti. Bunun yanı sıra Nazarbayev, Latin alfabesine geçişin ilk aşamasında hem Kiril hem Latin alfabesinin birlikte kullanılacağını bildirdi.

 

Latin alfabesine geçiş ile alakalı en mühim teşebbüs Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılında gerçekleşmiştir. Dağılmanın tamamlandığı günlerde, 19-21 Kasım 1991 tarihlerinde, İstanbul’da Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından “Milletlerarası Çağdaş Türk Alfabeleri Sempozyumu” düzenlenmiş, katılan tüm delegeler Türk lehçeleri için tavsiye edilen 34 harfli ortak alfabeye imza atmışlardır. Ortaya konulan alfabe, Türkiye Türkçesinde kullanılan 29 harfli Latin temelli alfabeye beş harfin ilave edilmesiyle oluşturulmuştur. İlave harfler şunlardır: “Ä ä”, “Ñ ñ”, “X x”, “Q q”, “W w”. Bugünkü dünya konjonktüründe yapılması gereken bütün Türk devletlerinin bu 34 harfli Latin alfabesini kullanmasıdır. Bu şekilde alfabede birlik sağlanabilir.

Kazakların 77 sene süren Kiril alfabesi macerası da sonlanmak üzere. Türki Cumhuriyetlerin Kiril alfabesinden  Latin alfabesine geçisi neyi değiştirir diye soracak olursak, Kiril alfabesinin Latin alfabesi ile değiştirilmesi, Orta Asya devletlerinin Rusya ile bağlarını zayıflatacak, Türkiye ve Batı ülkelerinin bölgedeki etkisini kuvvetlendirecektir muhakkak. Nitekim Rus uzmanlar da Türki Cumhuriyetlerin Latin alfebesine geçmesiyle Türkiye’nin Orta Asya’da etkisinin artacağı görüşündeler. Kiril alfabesine geçişin bir sebebi de Türklere Rusçayı daha kolay öğretmek ve Rus kültürüne adapte etmekti. Nitekim başarılı da oldu. Sovyetler Birliği sınırları içindeki bütün mekteplerde Rusça zorunlu ders oldu. Türk dili ve Kültürü tahrip edildi. Sovyetler’in Türk dili üzerinde yaptıkları bu tahribatın acı izlerinin kısa sürede kaybolması mümkün değildir. Bu meseleye uzun vadede çeşitli çözümler üretilebilir. Bugün %23’lük Rus nüfusuyla ve %44’lük ortodoks nüfusuyla Kazakistan şüphesiz Rusya’dan en çok etkilenen Türk ülkesi. Ülkede Kril alfabesinden Latin alfabesine geçiş kararı ise Kazakistan’da Rus etkisine  vurulmuş büyük bir darbe denebilir. Zira artık Kazakistan’da yeni nesil Kril alfabesini okuyamayacak Rusçayı eskisi kadar öğrenemeyecek.Türkler arasında oluşturulmaya çalışılan ortak alfabe birliği şimdiye kadar başarıya ulaşmamış olsa da Kazakistan’ın aldığı bu kararla hedefe oldukça yaklaşılmıştır. Kırgızistan haricindeki bütün Türk cumhuriyetlerinin Latin alfabesini kullanacak olması, Türk dili konusunda da yeni ortak çalışmaların yapılmasını kolaylaştıracak. Özellikle Türkiye ve Kazakistan arasındaki kültürel ilişkiler bu süreçle birlikte hızlı bir gelişim gösterecektir. Latin esaslı alfabenin kullanılması, halklar arasında iletişimi daha kolay hale getirme potansiyeli taşımaktadır. Bakalım bu tarihi kararın tatbikatı nasıl olacak? Kazakistan’ın kültürüne, sosyal hayatına ve dış politikasına nasıl etki edecek? Kırgızistan da Latin alfabesine geçecek mi? Rusya’nın tepkisi ne olacak? Bunları hep birlikte göreceğiz.

 

[Kelambaz yazarlarından Mehmet Can’ın Babıali Kültür Yayıncılığı’dan çıkan ‘Türk Birliğine Engel Alfabe ve Dil Meselemiz’ kitabı Türk dünyasındaki alfabe ve dil meselesini kapsamlı bir şekilde ele alıyor]

 

Ahmet Faruk Şenkaya

Ahmet Faruk Şenkaya

İlahiyat fakültesi talebesi

Yorum Yaz

Bizi Takip Et!