Kelâmbaz

Halka Ateş Açan Askerler ve Milgram Deneyi

15 Temmuz darbe teşebbüsünün en çok konuşulan konularından birisi de halka ateş açan erler olmuştu. Başta Şehitler Köprüsü üzerindeki askerler olmak üzere bir çok yerde vatandaşların ölümüne neden olan bu erlerin yaptıkları insanları ikiye böldü. Bir kesim bu zavallılar emir kulu, kendilerine ne denildiyse onu yaptılar derken, daha büyük bir çoğunluk ise ne olursa olsun asker kendi halkına ateş açmamalıydı diyerek ateş açan erleri cinayetle, hainlikle suçladılar.

Darbe teşebbüsü sonrası olaylar bütün hararetiyle devam ederken emir-komuta zinciri ve insanın suç işleme temayülü ile yakından alakalı olan Milgram deneyini insanlara hatırlatmaya çalıştım. Lakin sloganların ve yüksek sesle bağıranların arasında tarihin en önemli sosyal deneylerinden Milgram deneyini hatırlatmam mümkün olmadı. Hain kalkışmanın üzerinden sekiz ay geçmişken ve kafalar biraz daha dinginleşmişken bu meseleyi yeniden açmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Milgram Deneyi Nedir?

Vikipedi’nin tanımına göre, Milgram deneyi, insanların otorite sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme maksadıyla yapılan bir dizi çalışmadan oluşur.

Milgram deneyleri şu sorunun cevabını bulmak için gerçekleştirilmişti: “Yahudi Soykırımında yer alan yüzbinlerce nazi askeri sadece onlara verilen görevi yerine getiriyor olabilir miydi?”

Yapılan deney neticesinde sıradan insanların çoğunun emir komuta zinciri altında nasıl bir işkenceciye dönüşebildiğine deneyleri düzenleyenler bile inanamadılar. Milgram deneyini öğrenince halka ateş açan askerlerin psikolojisini daha iyi anlayacağınızı, onlara daha farklı gözle bakacağınızı düşünüyorum. Tabi ki bu yaptıklarını haklı göstermez. Fakat değerlendirme yaparken, bu sosyal deneyi de hatırlayarak buna göre değerlendirme yapmak gerektiği fikrindeyim.

 

Deneyin nasıl yapıldığını ve korkutucu neticelerini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Videoyu izledikten sonra bize yorumlarınızı göndermeyi unutmayın.

 

 

Bünyamin Ekmen

Bünyamin Ekmen

Makina mühendisi, müteşebbis. Altın Çınar Gençlik Derneği başkanı.

Okumayı ve paylaşmayı sever. Burada olmaktan dolayı çok mutlu.

2 comments

  • Dediğiniz gibi, 15 Temmuz’u “otorite ile itaat arasındaki münasebetin bir cihetini açıklayan Milgram Deniyi” perspektifinden de değerlendirmek gerekir.
    Bir de buna kitle psikolojisi, inanç istismarı, psikolojik bakımdan programlanma gibi bir çok başka zaviyelerden de mülahaza edilebilir.
    Gustave Le Bon, Segmund Freud ve Gabriel Tarde başta olmak üzere pek çok kişi bu hususlar üzerine tafsilatlı çalışmalar yapmışlar.
    Hatta insan topluluklarını kuvantum fiziği nokta-yı nazarından tetkik eden bir çok yazar, fertlerin belli bir ortamda bir grup oluşturduklarında, âdeta tek bir organizma gibi hareket ettiklerini ve bunun sadece psikolojik değil, maddi altyapısının mevcüt olduğunu iddia ediyorlar. Koloniler halinde hareket eden karıncalar veya gruplar halinde yüzen balık sürüleri gibi…

    Kaleminize sağlık üstadım!

  • Olayı askerleri öldüren halk tarafından da incelemeli.
    Türk askeri emir alır yapar.Komutanına silah doğrultmaz.
    Çanakkale ortada.
    Komutanın motivasyonu önemli.
    İhtilalde ,karşı gelen arkadaşında olsa vur emri alırlar,yaşandığı gibi.Ateş açanlar,olaya karşı gelenlere yapılmıştır.Teslim olana Türk askeri eziyet de etmez.
    Patolojik olan ,halkın yaptığıdır.Bu savaş değildir ve silahın üstüne gitmezsiniz,akıl kullanılır.
    Her iki gurupta da ,sadist olacaktır ki,asker bu halkın askeri ve parçasıdır.
    Uzaydan gelmemiştir.
    Hakimler er seviyesindeki davranışları,bu çocukların açısından değerlendirmelidir.Gerekirse sadist olanları ayıtedici ,bilirkişi yardımı almalıdır.
    Kanuni açıdan;subay ve astsubaylar,yasadışı bir emri yapmamalı,karşı gelmelidir ki,tabii oldukları özel kanunları buna hak tanır.Em.Tbp.Yarbay

Bizi Takip Et!